Norveç Günlüğü 2 – Bodø’dan Trondheim’e: Kuzeyin Kıyılarında Bir Karavan Yolculuğu

Aa

Norveç’in kuzeyinde, Bodø limanından ayrılırken önümüzde uzanan yolun sadece bir ulaşım hattı değil, başlı başına bir keşif olduğunu biliyorduk. Karavanımız ve sadık yol arkadaşımız Ford Ranger ile kuzeyin sert ama büyüleyici coğrafyasına doğru yola koyulduk.

8

İlk kilometrelerden itibaren yol bizi denizle dağların birbirine karıştığı manzaraların içine çekti. Bir yanda koyu mavi fiyortlar, diğer yanda hâlâ tepelerinde kar taşıyan dağlar… Yol boyunca sık sık duruyor, bazen sadece sessizliği dinlemek için araçtan iniyorduk. İnsan burada doğanın büyüklüğünü daha iyi hissediyor.

Güney yönünde ilerledikçe Helgeland Coast bölgesine ulaştık. Burası Norveç kıyılarının en etkileyici kesimlerinden biri. Denizden yükselen sivri kayalıklar, küçük balıkçı köyleri ve rengârenk evler yolculuğa ayrı bir güzellik katıyordu.

5

Karavanla seyahat etmenin en güzel tarafı özgürlük. Akşam olduğunda hoşumuza giden bir koyun kenarında duruyor, denizin sesini dinleyerek kahvemizi içiyorduk. Bazen güneş gece yarısına kadar ufkun üzerinde kalıyor, bazen de bulutların arasından süzülen ışık fiyortların üzerine altın renkli yollar çiziyordu.

Yol boyunca sayısız köprü ve tünelden geçtik. Kimi zaman dar bir boğazın üzerinden yükselen uzun bir köprüde, kimi zaman da dağın içinden kilometrelerce uzayan tünellerde ilerledik. Her çıkışta karşımıza yeni bir manzara çıkıyor, “Bundan daha güzeli olamaz.” derken birkaç kilometre sonra fikrimizi değiştiriyorduk.

Küçük liman kasabalarında mola verdik. Balıkçı tekneleri sabahın erken saatlerinde denize açılıyor, iskelelerde insanlar günlük yaşamlarını sürdürüyorlardı. Turist kalabalıklarından uzak bu yerlerde Norveç’in gerçek kıyı yaşamını görmek mümkündü.

Yolculuğun en anlamlı duraklarından biri ise hiç şüphesiz Arktik Dairesi (Kuzey Kutup Dairesi) oldu.

2

Uzun süredir haritalarda gördüğümüz, adını duyduğumuz bu hayali çizgiye sonunda ulaşmıştık. Dünyanın 66 derece 33 dakika kuzey enleminden geçen bu sınır, Kuzey Kutup Bölgesi’nin başlangıcı kabul ediliyor. Yaz aylarında güneşin hiç batmadığı, kış aylarında ise uzun kutup gecelerinin yaşandığı coğrafyanın kapısı burası.

Yol kenarında bulunan ziyaret alanında durup çevreyi gezdik. Haziran ayı olmasına rağmen hava oldukça serindi. Etrafımızda hâlâ erimeyi bekleyen kar yığınları vardı. Bir yanda karlar, diğer yanda açık gökyüzü ve uçsuz bucaksız Norveç yaylaları… Manzara, bulunduğumuz yerin ne kadar kuzeyde olduğunu sürekli hatırlatıyordu.

3

Arktik Dairesi anıtının yanında fotoğraflar çektik. Dünyanın en kuzey bölgelerinden birinde, karavanımızla bu noktaya ulaşmış olmanın keyfini yaşadık. Burası sadece coğrafi bir çizgi değildi; aynı zamanda yolculuğumuzun önemli kilometre taşlarından biriydi.

Bir süre çevrede dolaşıp temiz havayı içimize çektikten sonra tekrar direksiyon başına geçtik. Artık sembolik olarak Kuzey Kutup Bölgesi’nden çıkıyor, Norveç’in daha güneyine doğru yol alıyorduk. Ancak ardımızda bıraktığımız karlarla kaplı platolar, kutup rüzgârları ve gece yarısı güneşiyle aydınlanan günler hafızamızda uzun süre yaşamaya devam edecekti.

9

Arktik Dairesi’ni geçmek, haritada ince bir çizgiyi aşmaktan çok daha fazlasıydı; kuzeyin ruhuna kısa da olsa dokunabilmekti.

Güneye indikçe hava yavaş yavaş değişmeye başladı. Kuzeyin sert rüzgârları yerini daha yumuşak bir iklime bırakıyordu. Yol kenarındaki çiftlikler çoğalıyor, vadiler genişliyordu. Fiyortlar hâlâ etkileyiciydi ama artık insan yerleşimleri daha sık görünüyordu.

Günler süren yolculuğun ardından sonunda Trondheim ufukta belirdi. Kuzeyin vahşi kıyılarından başlayıp tarihî Norveç şehirlerinden birine ulaşmıştık. Şehre girerken geride bıraktığımız yüzlerce kilometrelik kıyı yolu gözümüzün önünden geçti: feribotlar, fiyortlar, dağlar, tüneller, sessiz koylar ve karavanın penceresinden izlediğimiz sayısız manzara…

Bu yolculuğun sonunda vardığımız yer kadar, geçtiğimiz yolun da en az hedef kadar değerli olduğunu bir kez daha anladık. Çünkü Bodø ile Trondheim arasındaki sahil şeridi, sadece gidilen bir rota değil; her virajında yeni bir hikâye saklayan uzun bir doğa masalıydı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir