Varşova’dayız. Varşova’nın eski şehrini belleğimize kazıyor, bir taraftan da fotoğraflıyoruz. Bizde benzeri çok olmadığı için meydanları bize oldukça cazip geliyor. İlk girdiğimiz meydan tamamen yeme-içme mekânlarıyla düzenlenmişti. Restore edilmiş güzel bir sokaktan devam ederek ana meydana çıktığımızda ise meydanın büyüklüğü, temizliği ve binaların bakımlılığı hemen dikkat çekiyor. Aralarında beton yapıların bulunmaması ve tarihi dokunun korunmuş olması gerçekten etkileyici. Aklımızın bir kısmını burada bırakarak ayrılıyoruz.
Sonraki durağımız Auschwitz, Hitler’in zulmünün simgesi olan toplama kampı. İkinci Dünya Savaşı sırasında gaz odalarında ya da krematoryumlarda öldürülen binlerce insanın anısına bugün müze olarak ziyaret ediliyor. Ancak içeri girebilmek pek kolay değil. Biletler her hafta çarşamba günü satışa çıkıyor ve ancak sonraki haftalarda boş yer bulunabilirse ziyaret edilebiliyor. Haftalar öncesinden plan yapmak gerekiyor. Bizim hedefimiz Norveç’e ulaşmak olduğu için bu kadar zaman ayırma şansımız yoktu. Bu nedenle kamp alanı dışında bulunan anıtın önünde fotoğraf çektirip ayrıldık. İnsan düşünmeden edemiyor; bir zamanların büyük zulmü, bugün önemli bir ziyaret noktası ve gelir kaynağı hâline gelmiş.
Önceden planladığım, yüksek puan almış bazı köyler vardı. Bunlardan biri de Necko idi. Ancak burayı bizim için kayda değer ya da özellikle görülmesi gereken bir yer olarak değerlendiremedik.
İstikametimiz Trakai. Litvanya’nın bu şirin kentini çok sevdik. Bizim için ayrıca oldukça anlamlı bir yer. Çünkü burada yaşayan, sonradan göç etmiş değil, yüzyıllardır bölgede yaşayan Türk kökenli insanlar bulunuyor. Atatürk döneminde buradaki Türklere, dillerini unutmamaları ve geliştirmeleri için dergiler gönderilmiş. Büyük Atatürk’ün ne kadar ince düşünceli olduğunu burada bir kez daha hatırlıyoruz.
Trakai Island Castle, göl içindeki bir adaya kurulmuş oldukça etkileyici bir yapı. Kaleye ahşap bir köprü üzerinden ulaşıyorsunuz. Gölün içinde çok sayıda yemyeşil ada bulunuyor. Gerçekten bir doğa harikası.
Devamında Litvanya’nın başkenti Vilnius‘a ulaştık. Burada konaklayacağız. Vilnius’un eski şehri elbette Varşova kadar çarpıcı değil, ancak yine de görülmeye değer. Bana göre en önemli eksikliği, eski şehrin içerisinde araç trafiğinin devam ediyor olması.
Bugün ise Letonya’nın başkenti Riga‘ya doğru yola çıkıyoruz. Finlandiya’ya ulaşmamız yaklaşık üç gün sürecek. Ancak asıl hedefimiz olan Norveç’e varabilmek için önümüzde yaklaşık iki haftalık daha bir yolculuk bulunuyor.
Ortaya biraz karışık….









