NORVEÇ YOLLARI 4

1

Vilnius’tan hareket ederek kuzeye doğru yolumuza devam ediyoruz. Şehirlerden çok köyleri tercih ederek ilerliyoruz. Yolculuğa çıkmadan önce harita üzerinde işaretlediğimiz bazı köyler ve kasabalar var. Her ne kadar köy desek de, çoğu zaman karşımıza kasaba büyüklüğünde, hatta küçük bir şehir sayılabilecek yerler çıkıyor. Bunlardan biri de Litvanya’da, Letonya’ya geçmeden önce mutlaka görmek istediğimiz Kėdainiai oldu.

2

Kėdainiai’ye vardığımızda ilk dikkatimizi çeken şey düzeni, temizliği ve sakinliği oldu. Geniş meydanları, bakımlı parkları ve yemyeşil dokusu ile insanı daha ilk anda etkiliyor. Kalabalığın ve gürültünün olmadığı bu huzurlu ortamda yürümek büyük keyif veriyor. Tarihi yapılarla çevrili meydanlarda dolaşırken zaman adeta yavaşlıyor.

1

Belki çok büyük bir şehir değil ama sessizliği, dinginliği ve kendine özgü atmosferiyle bizi fazlasıyla etkiledi. Böyle yerlerde insan, yolculuğun sadece bir noktadan diğerine gitmek olmadığını bir kez daha anlıyor. Bazen küçük bir kasabanın sakin sokakları, büyük şehirlerin en ünlü turistik yerlerinden çok daha güzel anılar bırakabiliyor. Kėdainiai de bizim için tam olarak böyle bir yer oldu.

Bir süre bu huzurlu ortamın tadını çıkardıktan sonra Letonya yoluna koyulduk. Ancak Litvanya’dan ayrılırken aklımızda kalan yerlerden biri, hiç şüphesiz Kėdainiai’nin sakin meydanları ve yeşillikler içindeki dingin atmosferi oldu.

Hedefimiz Riga’ya ulaşmak, ancak bugün bunu başaramayacağız. Bunun iki nedeni var. Birincisi, Vilnius’tan geç ayrılmış olmamız. İkincisi ise her zaman olduğu gibi ana yollar yerine köy yollarını tercih etmemiz.

Bu nedenle bugün Letonya’ya geçme şansımız olmadı. Hâlâ Litvanya’dayız ve geceyi Litvanya’nın Linkuva kasabasında, bir okulun bahçesinde geçiriyoruz. Linkuva, yeşillikler içinde şirin bir yerleşim yeri. Ancak belli ki sadece yeşilliklerle yetinmemişler; köyün birçok noktası parklar ve dinlenme alanlarıyla donatılmış. Bu da yerleşime ayrı bir güzellik ve canlılık katmış.

1

Bugüne iki Baltık başkentini sığdırmayı başardık. Sabah Letonya’nın başkenti Riga’da güne başladık. Eski şehrin dar taş sokaklarında yürürken kendimizi adeta birkaç yüzyıl öncesine gitmiş gibi hissettik. Riga, yüzyıllar boyunca Baltık ticaretinin önemli merkezlerinden biri olmuş. Rengârenk tarihi binaları, kiliseleri ve meydanlarıyla oldukça etkileyici bir şehir. Özellikle eski şehir bölgesinin korunmuş olması bizi etkiledi.

2

Ardından rotamızı Estonya’nın başkenti Tallinn’e çevirdik. Tallinn’in eski şehri ise adeta yaşayan bir Orta Çağ müzesi gibi. Taş döşeli sokaklar, surlar, kuleler ve tarihi yapılar arasında dolaşırken zamanın yavaşladığını hissediyorsunuz. Avrupa’da tarihi dokusunu en iyi koruyan şehirlerden biri olduğu söyleniyor ve bunu gezerken anlamak hiç zor değil.

3

İki başkent de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan eski şehirleriyle öne çıkıyor. Baltık ülkelerinde bugüne kadar gördüğümüz şehirler arasında tarihi dokularını koruma konusunda gerçekten başarılı olduklarını söyleyebiliriz.

Böylece bir güne iki ülke ve iki başkent sığdırmış olduk. Akşam saatlerinde Tallinn Limanı’na ulaştık ve saat 22.30 feribotuna binerek Finlandiya’nın başkenti Helsinki’ye doğru hareket ettik. Baltık ülkelerinden ayrılırken geriye, güzel anılar, yüzlerce fotoğraf ve görülmeye değer şehirler bıraktık. Şimdi ise yeni durağımız Finlandiya ve bizi bekleyen kuzey maceraları… 🚐🌲⚓

Şimdi ortaya biraz karışık..

“NORVEÇ YOLLARI 4” için bir yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir