Amacımız, Sibirya tarafına seyahat ederek Baykal Gölü’ne kadar gitmek, dönüşte ise Moğolistan ve Türk Cumhuriyetleri üzerinden ülkemize dönmekti. Bu geziye ilişkin hazırladığım e-broşür, blogumda ve gezi tasarımlarım arasında hâlen mevcuttur. Ancak birkaç yıldır, çeşitli önemli nedenlerden dolayı bu hayalimizi gerçekleştiremedik.
Bu nedenle bu yıl iki aylık bir Avrupa turu planladık. Turumuzun asıl hedefi Norveç. Seyahatimizin önemli bir bölümünü Norveç’te geçireceğiz. Avrupa’nın doğusundan Norveç’e ulaşacak, dönüşte ise Avrupa’nın batı rotasını kullanacağız. Toplamda 21 ülkeyi kapsayan, yaklaşık iki ay sürecek ve 17-18 bin kilometrelik bir gezi olacak.
Hem gidişte hem de dönüşte büyük şehirlerden ziyade, ünlenmiş ve karakterini korumuş köyleri görmeyi tercih ediyoruz. Bu amaçla dört nefer olarak yollara koyuluyoruz. Çekme karavanımız ve araç üstü çadırımız sayesinde dört kişi rahatlıkla konaklayabiliyoruz. Keyfimize göre yerler seçiyor, istediğimiz yerde istediğimiz kadar kalarak yolculuğun tadını çıkarıyoruz.
Dört neferin tamamı YUDOSK üyesi: Ömer Öztel, İkbal Mutlu, Arzu Develioğlu Baş ve ben, Oğuz Baş.
Bu nedenle gezimizi YUDOSK sayfalarında da paylaşmayı uygun gördüm. Umarım sizler de beğenerek takip edersiniz.
7 Temmuz sabahı yola koyulduk. Pazar gününe denk geldiği için özellikle bu günü tercih ettik. Amacımız İstanbul geçişinde vakit kaybetmemekti. Çıkış noktamız İznik’ti ve ilk gece konaklayacağımız yer, Bulgaristan’daki Bojentsi Orman İçi Köyü’ydü.
Araştırmalarımızda en görülmesi gereken köy olarak daha çok Trevne öne çıkıyordu. Ancak açıkçası orayı çok beğendiğimizi söyleyemem. Buna karşılık Bojentsi, gerçek anlamda bir doğa harikasıydı.
Geceyi burada geçirdikten sonra, ertesi sabah yeniden uzun bir yol yapmak üzere Romanya’daki Korvin Kalesi’ne doğru yola çıktık. Daha önceki ziyaretlerimizde konakladığımız çayırlığı bulamadığımız için, kaleye sadece iki kilometre uzaklıkta, yol kenarında ve dere kıyısındaki güzel bir boşlukta gecelemeye karar verdik.
Ancak bu sırada karavanımızda bir arıza meydana geldi. Sebebini tam olarak anlayamasak da ertesi gün Deva kentindeki bir karavan imalatçısına gittik ve gerçekten çok cevval bir karavan ustasıyla tanıştık. Karavanın üreticisinin bakım sırasında ihmal ettiği fren sistemi nedeniyle sorun yaşadığımız ortaya çıktı. Ustamız arızayı kısa sürede ve başarılı bir şekilde giderdi.
Bu durum yolculuğumuzu birkaç saat aksatmış olsa da, sonuçta ufak bir program değişikliği yapmamıza vesile oldu. Normalde planımızda olmayan Romanya’nın Timișoara kentini ziyaret ettik ve bu değişiklikten son derece memnun kaldık.

Akşamüstü yeniden yola çıkarak Macaristan sınırından içeri girdik ve karavanımızı bir tarla kenarına çekerek geceyi burada geçirmeye karar verdik.
Bugünlük bizden bu kadar. Yarından itibaren gezi notlarımızla ve gün gün yol hikâyelerimizle yeniden buluşmak üzere…
Bojentsi, Korvin Kalesi ve Tamışvar’dan kareleri yıklayarak büyük izleyebilirsiniz.












